demos yayınları logo
% 50indirim
  • Uyur İdik Uyardılar

Uyur İdik Uyardılar

Stokta Var
38,00 ₺ 19,00 ₺

Belli günler vardır hayatımızda, unutamadığımız günler. Mutluluk duyduğumuz, önümüzde yeni bir ufkun açıldığı günlerdir bunlar, Irène Mélikoff’la tanıştığım gün de benim için böylesi günlerdendir işte.

Daha önce, Türkçeye çevrilen bir-iki incelemesini okumuştum Mélikoff’un. Özellikle Alevîlik-Bektaşîlik konusunda dünyanın önde gelen Türkologlarından biri olduğunu biliyordum. (…)

 

Makaleler okunduğunda, Irène Mélikoff’un, Alevîlik-Bektaşîlik olgusunu derin bir bilgi ve görgüyle değerlendirdiği; sahip olunan bir kültürün tarihsel-toplumsal sürekliliğini bilimsel verilerle saptadığı görülecektir. Artık bize düşen, onun bu çabası önünde saygıyla eğilmek ve açtığı yolda çalışmayı onu örnek alarak sürdürmektir.

 Atilla Özkırımlı

 

Melikoff, sonradan anne ve babasından duyduğu bir kaçış hikâyesini, sanki kendisi de görmüş gibi heyecanla anlatır. Rusya’da Ekim Devrimi’nin gerçekleştiği gündür, Bolşevikler iktidara gelmişlerdir; tarih, eski Rus takvimine göre 25 Ekim-7 Kasım 1917. Yalnız bir halkın değil, insanlık tarihinin de dönüm noktalarından, Stefan Zweig’ın deyimiyle “yıldızın parladığı an”lardan biri. Söylemeye gerek yok: Bir ana-baba günü. Aynı gün, Petrograd’da, petrol krallarından baba Mèlikoff’un 40 odalı konağında, bir kız dünyaya gelmiştir. Annesi gibi güzel, Slav sarışını tombul bir bebek. Adını Irène koyarlar yavrunun; geleceğin ünlü Türkologu Irène Mélikoff’tur bu.

 

18 yaşında Halide Edib’in Ateşten Gömlek’ini okur bu kitap Atatürk’e karşı bir büyük bir hayranlığa götürür kendisini.

… yüksek tahsilini yaparken hocaları olan özellikle Jean Deny ile Louis Massignon ve Henri Massé’nin de, meslek yaşamının ana çizgilerinin çizilmesinde büyük rolleri olur. Türk dilinin derinliğini ye yetkinliğini Jean Deny’den öğrenirken, Louis Massignon da, kendisini Sûfîliğe çeker. Meslek yaşamının gelişmesinde, başka ünlü kişilerin etki ve yardımlarını görecektir. Bunlar arasında Salih Zeki Aktay’ı, Ömer Lütfi Barkan’ı, Faik Reşit Unat’ı, Fuat Köprülü’yü özellikle zikretmeli. Barkan’dan bahsederken, “onun ölümü yalnız kültür dünyası için değil, benim için de büyük boşluk oldu” der. Bektaşîliğe ve Alevîliğe merakını uyandıran da, başta Fuat Köprülü olmuştur.

 

1969 yılı, Mélikoff’un yaşamında bir büyük dönüm noktası olur. O yıl, Bektaşîlik üzerinde araştırmalarda bulunurken Alevî dünyası ile karşılaşır. Bir “révolution”dur bu onun için, “manevî bir uyanış” da diyebiliriz; çünkü bütün yaşamına olduğu gibi, fikrî yaşamına da yeni bir yön verir bu. İşte, o tarihten başlayarak, çalışmalarında temel konusu, Bektaşîlik, Alevîlik ve Kızılbaşlık olacaktır.

Yorumlar

Bu ürüne yorum yapmak için giriş yapmalısınız!

TREND KİTAPLAR

Haber Bülteni

İndirim ve kampanyalarımızdan haber olmak için abone olun.

Abone Ol

demos yayınları

Sosyal Medya Hesaplarımız